رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا الْبَلَدَ اٰمِنًا وَاجْنُبْن۪ي وَبَنِيَّ اَنْ نَعْبُدَ الْاَصْنَامَۜ (٣٥)
Okunuşu
Rabbic’al hâzel belede âminen vecnubnî ve beniyye en na’budel asnâm.
Türkçe okunuş Arapça harflerin tamamını karşılamaz; doğru telaffuz için ayeti dinleyin.
Anlamı
Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut.
Meal kaynağı: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an-ı Kerim Meali
Bu dua hakkında
Hz. İbrâhim'in bu duada güvenli kılınmasını istediği şehir Mekke'dir. Tefsire göre önceki ayetlerde Allah insanlığa verdiği nimetleri genel olarak hatırlatmış; burada ise İbrâhim'in duasını kabul ederek Mekkelilere verdiği özel nimetleri hatırlatıp onların şükretmesi gerektiğine dikkat çekmektedir.
Tefsire göre can ve mal güvenliğinin olmadığı bir yerde dinî ve dünyevî görevler yerine getirilemeyeceği için İbrâhim önce şehrin güvenli kılınmasını, sonra da insanlığı mânevî felaketlere sürükleyen putperestlikten kendisinin ve soyunun korunmasını istemiştir. Duadaki “putlar” (esnâm) kelimesi, Allah'tan başka kendisine ilâhî güç yakıştırılarak tapılan ve şirke vasıta kılınan her şeyi ifade eder. Sonraki ayette İbrâhim, bu putların insanlardan birçoğunu saptırdığını söyler (İbrâhîm 14/36).
İbrâhim duasının devamında kendisine uyanı kendinden saymış, kendisine karşı geleni ise “Şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin” diyerek Allah'ın affına havale etmiştir. Tefsire göre bu, Hz. İbrâhim'in şefkat ve merhametinin enginliğini gösterir. Allah da bu duayı kabul ederek Mekke'yi güvenli bir şehir yapmıştır.
Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Tefsiri, c. 3, s. 321-322