رَبَّنَٓا اِنَّكَ تَعْلَمُ مَا نُخْف۪ي وَمَا نُعْلِنُۜ وَمَا يَخْفٰى عَلَى اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِ (٣٨)
Okunuşu
Rabbenâ inneke ta’lemu mâ nuhfî ve mâ nu’lin ve mâ yahfâ alallâhi min şey’in fil ardı ve lâ fis semâ.
Türkçe okunuş Arapça harflerin tamamını karşılamaz; doğru telaffuz için ayeti dinleyin.
Anlamı
Rabbimiz! Şüphesiz sen, gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.
Meal kaynağı: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an-ı Kerim Meali
Bu dua hakkında
Bu dua, Hz. İbrâhîm'in Mekke için yaptığı ve İbrâhîm suresinin 35-41. ayetlerinde aktarılan dualar arasında yer alır. Tefsirde anlatıldığına göre İbrâhim, Allah'tan aldığı bir işaretle Hâcer'i ve oğlu İsmâil'i Kâbe yakınlarındaki çorak bir vadiye yerleştirmişti. Müfessirlere göre bu duaları, Mekke bir yerleşim yeri haline geldikten ve İsmâil ile birlikte Kâbe'yi inşa ettikten sonra yapmıştır.
Bir önceki ayette İbrâhim, çocuklarından bazısını namazı dosdoğru kılmaları için bu vadiye yerleştirdiğini söyler ve onlar için rızık ister. Bu ayette ise Rabbinin, gizlediklerini de açığa vurduklarını da bildiğini, yerde ve gökte hiçbir şeyin Allah'a gizli kalmadığını dile getirir. Hemen ardından gelen ayette, yaşlılığında kendisine İsmâil'i ve İshak'ı verdiği için Allah'a hamdeder ve Rabbinin duayı işittiğini söyler.
Tefsire göre bu ayetlerde, Allah'ın verdiği nimetlerin şükrünü yerine getiren bir kul olarak Hz. İbrâhim'in Allah'a karşı tutumu, O'na nasıl yalvarıp yakardığı ve O'ndan istedikleri dile getirilir. Allah bu duaları kabul ederek Mekke'yi güvenli bir şehir haline getirmiştir.
Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Tefsiri, c. 3, s. 321-322