قُلِ اللّٰهُمَّ فَاطِرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ اَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ (٤٦)
Okunuşu
Kulillâhumme fâtıras semâvâti vel ardı âlimel gaybi veş şehâdeti ente tahkumu beyne ıbâdike fî mâ kânû fîhi yahtelifûn.
Türkçe okunuş Arapça harflerin tamamını karşılamaz; doğru telaffuz için ayeti dinleyin.
Anlamı
De ki: “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, gaybı da, görünen âlemi de bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin.”
Meal kaynağı: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an-ı Kerim Meali
Bu dua hakkında
Bu dua, Peygamberimize “De ki” hitabıyla öğretilmiştir. Önceki ayette, Allah bir tek ilah olarak anıldığında ahirete inanmayanların kalplerinin daraldığı, Allah'tan başkaları anıldığında ise sevindikleri bildirilir (Zümer 39/45). Tefsire göre müşrik Araplar atalarından gelen putperestlikle ve batıl geleneklerle öyle bütünleşmişlerdi ki bunları kişiliklerinin bir parçası gibi görüyorlardı; bu yüzden putları anılmadan yalnızca Allah'ın anılmasından hoşlanmıyorlardı.
Tefsire göre 46. ayette, Peygamberimizin şahsında Müslümanlara kendi doğru inançlarını nasıl dile getirecekleri öğretilmektedir: “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, gaybı da görünen âlemi de bilen Allah'ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin.”
Tefsire göre bu ifadede özellikle Allah'ın yaratma kudretinin üstünlüğüne ve bilgisinin sınırsızlığına dikkat çekilmiştir. Çünkü yaratma gücü olmayan ya da neyi yaratacağını bilmeyen bir varlık için ilahlıktan söz edilemez. Bazı İslâm âlimleri, asıl ilahlık sıfatlarının kudret ve ilim olduğunu savunarak Allah'ın diğer sıfatlarını bu ikisi içinde değerlendirmiştir.
Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Tefsiri, c. 4, s. 623