رَبِّ اِنَّ قَوْم۪ي كَذَّبُونِۚ (١١٧)
فَافْتَحْ بَيْن۪ي وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّن۪ي وَمَنْ مَعِيَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ (١١٨)
Okunuşu
Rabbi inne kavmî kezzebûn feftah beynî ve beynehum fethan ve neccinî ve men maiye minel mu’minîn.
Türkçe okunuş Arapça harflerin tamamını karşılamaz; doğru telaffuz için ayeti dinleyin.
Anlamı
Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı. Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü’minleri kurtar.
Meal kaynağı: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an-ı Kerim Meali
Bu dua hakkında
Şuarâ suresinde Hz. Nûh'un kavmiyle mücadelesi kısaca anlatılır. Nûh kavmini Allah'a karşı gelmekten sakınmaya ve kendisine itaat etmeye çağırmış, onlardan hiçbir ücret istemediğini söylemişti. Kavmi ise ona, inananları yanından kovmasını istemiş; Nûh kendisinin ancak apaçık bir uyarıcı olduğunu ve inananları kovmayacağını söyleyince, bu işten vazgeçmezse onu taşlayacaklarını söyleyerek tehdit etmişlerdi (Şuarâ 26/114-116).
Bunun üzerine Nûh “Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı. Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan müminleri kurtar” diye dua etti. Sonraki ayette Allah, onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde taşıyıp kurtardığını, geride kalanları ise boğduğunu bildirir (Şuarâ 26/119-120).
Tefsire göre bu ayetler incelendiğinde Hz. Nûh'un davetinin esaslarıyla Hz. Mûsâ ve Hz. İbrâhim'in davetini anlatan ayetlerdeki ilkelerin özde aynı olduğu, bu peygamberlerin karşılaştığı toplulukların hak din karşısındaki tavırlarının da birbirine çok benzediği görülür. Üç peygamberle ilgili ayetlerde de aynı mesajlar verilmiştir.
Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Tefsiri (Şuarâ 105-122 açıklaması); Kur'an-ı Kerim Meali