Rabbenâ lâ tec'alnâ fitneten lil kavmiz zâlimîn duasının okunuşu, anlamı ve Arapçası
رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِلْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَۙ (٨٥)
وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِكَ مِنَ الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ (٨٦)
Okunuşu
Rabbenâ lâ tec’alnâ fitneten li’l-kavmi’z-zâlimîne ve neccinâ bi rahmetike mine’l-kavmi’l-kâfirîn.
Türkçe okunuş Arapça harflerin tamamını karşılamaz; doğru telaffuz için ayeti dinleyin.
Anlamı
Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma! Bizi rahmetinle o kâfirler topluluğundan kurtar.
Meal kaynağı: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an-ı Kerim Meali
Bu dua hakkında
Firavun ve ileri gelenlerinin kötülük yapmasından korktukları için Hz. Mûsâ'ya kavminin yalnızca küçük bir bölümü iman etmişti; Firavun o ülkede zorba bir yöneticiydi (Yûnus 10/83). Mûsâ onlara “Ey kavmim! Eğer gerçekten Allah'a iman etmişseniz, eğer O'na teslim olmuş kimseler iseniz, artık sadece O'na tevekkül edin” dedi.
Tefsire göre Mûsâ, onların iman ettiğini bildiği halde “eğer iman ettiyseniz” demesiyle “madem inanıyorsunuz” demek istemiş; bu söz onları kendi tercihlerine sahip çıkmaya teşvik etmek ve mücadele gücünü artırmak içindi. Ayetten tevekkül ile teslimiyet arasında sıkı bir bağ bulunduğu da anlaşılır.
Mûsâ'nın kavmi bu çağrıya yalnız Allah'a güvendiklerini söyleyerek cevap verdi. Tefsire göre kendi zaaflarını da göz ardı etmediler: Dayanamayacakları ağır imtihanlarla karşılaşmamak, zalimlerin baskısı altında bırakılmamak ve o inkârcı topluluğun elinden kurtulmak için Allah'a yalvardılar. Bu yüzden duaları “Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma! Bizi rahmetinle o kâfirler topluluğundan kurtar” sözleridir.
Bu duada neler isteniyor?
- Zalimlerin baskı ve fitnesine maruz kalmamak
- İnkârcılardan kurtulmak
Diyanet’in Dualar kitabına göre Mısır halkından Firavun korkusuna rağmen yalnızca bir grup genç Hz. Mûsâ’ya iman etmişti; Mûsâ onlara Allah’a güvenmelerini söyleyince “Allah’a güvendik” deyip bu duayı ettiler.
Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Tefsiri, c. 3, s. 130-131; Diyanet İşleri Başkanlığı, Dualar (2019), s. 382