رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا بَلَدًا اٰمِنًا وَارْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ (١٢٦)
Okunuşu
Rabbic’al hâzâ beleden âminen verzuk ehlehu mines semerâti men âmene minhum billâhi vel yevmil âhir.
Türkçe okunuş Arapça harflerin tamamını karşılamaz; doğru telaffuz için ayeti dinleyin.
Anlamı
Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah’a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır.
Meal kaynağı: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an-ı Kerim Meali
Bu dua hakkında
Hz. İbrâhim, Kâbe'nin inşasına başlarken burada bir şehir kurulacağını düşünerek Allah'a dua etti. Bu şehrin zorbaların saldırılarına karşı güvenli olmasını, orada yaşayacak müminlerin de düşman saldırılarından ve doğal âfetlerden korunmasını diledi. Duasında ayrıca şehrin halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenlerin her türlü ürünle rızıklandırılmasını istedi.
Allah'ın cevabı ayetin devamında yer alır: Dünya hayatında inkâr edenlere de bir süre rızık verecek, ama sonunda onları cehennem azabına girmek zorunda bırakacaktır. Tefsirde bu “zorunda bırakma” ifadesi şöyle açıklanır: İnsan iman ya da inkârı kendi iradesiyle seçer; ama inkârı seçen kişi, bu seçimin sonucunu kabul edip etmemekte özgür değildir. Kişi “İnkârı seçiyorum” diyebilir, ama “Cehenneme gitmeyi seçmiyorum” diyemez.
Tefsire göre Kur'an burada tarihî bir olayı anlatırken araya okuyucuyu uyaran bir mesaj koyar ve olayın asıl dikkat edilmesi gereken yönüne işaret eder. Bu, Kur'an'ın yeri geldikçe başvurduğu etkili bir eğitim yöntemidir.
Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Tefsiri, c. 1, s. 210