Rızık ve Bereket Duaları
Bu sayfada Kur'an-ı Kerim'de rızık, bereket ve iyilik için edilen dualar bir arada yer alıyor.
Hz. İbrâhîm, Mekke'nin güvenli bir şehir olması ve halkının ürünlerle rızıklandırılması için dua etmiştir (Bakara 2/126; İbrâhîm 14/37). Hz. Îsâ gökten bir sofra indirilmesini isteyip “Sen rızık verenlerin en hayırlısısın” demiş (Mâide 5/114), Hz. Mûsâ Medyen'de Allah'ın göndereceği her hayra muhtaç olduğunu söylemiş (Kasas 28/24), Hz. Nûh bereketli bir yere indirilmeyi dilemiştir (Mü'minûn 23/29). Dünyanın ve ahiretin iyiliğini isteyen “Rabbenâ âtinâ” (Bakara 2/201), mülkün Allah'ın elinde olduğunu dile getiren “Kulillâhümme mâlikel mülk” (Âl-i İmrân 3/26-27) ve Hz. Süleymân'ın mülk duası (Sâd 38/35) da bu gruptadır.
Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Tefsiri ve Kur'an-ı Kerim Meali (ilgili ayetler)
رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا بَلَدًا اٰمِنًا وَارْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ (١٢٦)
Tüm dualar
- Hz. İbrâhîm’in Güven ve Rızık Duası Öne çıkan “Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl.” Bakara 126 · Hz. İbrâhîm
- Rabbenâ Âtinâ Duası “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.” Bakara 201 · Müminler
- Kulillâhümme Mâlikel Mülk Duası “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım!” Âl-i İmrân 26–27 · Hz. Muhammed (öğretilen)
- Hz. Îsâ’nın Sofra Duası “Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zamanımızdaki dindaşlarımıza) ve sonradan geleceklerimize bir bayram ve…” Mâide 114 · Hz. Îsâ
- Hz. İbrâhîm’in Aile ve Rızık Duası “Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kâbe’nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim.” İbrâhîm 37 · Hz. İbrâhîm
- Rabbi Enzilnî Münzelen Mübâraken Duası “Ey Rabbim! Beni bereketli bir yere kondur.” Mü'minûn 29 · Hz. Nûh
- Rabbi İnnî Limâ Enzelte İleyye Duası “Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım.” Kasas 24 · Hz. Mûsâ
- Hz. Süleymân’ın Mülk Duası “Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye lâyık olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet!” Sâd 35 · Hz. Süleymân