رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَلِاَخ۪ي وَاَدْخِلْنَا ف۪ي رَحْمَتِكَۘ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ۟ (١٥١)
Okunuşu
Rabbi’ğfirlî ve li-ahî ve edhılnâ fî rahmetike ve ente erhamü’r-râhımîn.
Türkçe okunuş Arapça harflerin tamamını karşılamaz; doğru telaffuz için ayeti dinleyin.
Anlamı
Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin.
Meal kaynağı: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an-ı Kerim Meali
Bu dua hakkında
Hz. Mûsâ, Rabbiyle buluşmak için Tûr'a gittiğinde kavmi onun ardından ziynet eşyalarından bir buzağı heykeli yapıp ona tapmaya başladı (A'râf 7/148). Mûsâ kızgın ve üzgün bir halde döndüğünde onlara ne kötü işler yaptıklarını söyledi; öfkesinden Tevrat levhalarını attı ve kardeşi Hârûn'u saçından tutup kendine doğru çekti.
Hârûn ona “Ey anamın oğlu! Kavim beni güçsüz buldu, az kalsın beni öldürüyorlardı. Bana böyle davranarak düşmanları sevindirme, beni o zalimlerle bir tutma” dedi (A'râf 7/150). Tefsire göre Mûsâ, Hârûn'un duygusal bir üslupla yaptığı bu açıklamalardan etkilenerek sakinleşti.
Bunun üzerine Mûsâ, kendisi ve kardeşi için “Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen merhametlilerin en merhametlisisin” diye dua etti. Tefsire göre bu af dileği muhtemelen kendi öfkeli tavrı, ne yaptığını bilmeden Tevrat levhalarını yere atması ve Hârûn'un olabilecek bazı kusurları içindi. Mûsâ'nın öfkesi dinince levhaları geri aldı (A'râf 7/154).
Bu duada neler isteniyor?
- Kendisi ve kardeşi için bağışlanma
- Allah’ın rahmetine alınmak
Diyanet’in Dualar kitabı, Hz. Mûsâ’nın dualarında hatasından hemen tövbe ettiğine, kendisini korumasını Allah’tan istediğine, işlerini Allah’a havale ettiğine ve dua ederken Allah’ın güzel isimlerini andığına dikkat çeker.
Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Tefsiri, c. 2, s. 596; Diyanet İşleri Başkanlığı, Dualar (2019), s. 370-371, 373