رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هٰذَا بَاطِلًاۚ سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ (١٩١)
Okunuşu
Rabbenâ mâ halekte hâzâ bâtılen sübhâneke fekınâ ‘azâbe’n-nâr.
Türkçe okunuş Arapça harflerin tamamını karşılamaz; doğru telaffuz için ayeti dinleyin.
Anlamı
Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru.
Meal kaynağı: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an-ı Kerim Meali
Bu dua hakkında
Bu dua, Âl-i İmrân suresinin sonuna doğru, surenin özeti niteliğindeki ayetler arasında yer alır. Önceki ayette göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbirini izlemesinde akıl sahipleri için ibretler olduğu bildirilir (Âl-i İmrân 3/190). Bu akıl sahipleri ayaktayken, otururken ve yatarken Allah'ı anar, göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünür ve “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın” derler.
Tefsire göre bu ayetler akıl ile vahyin uyumuna işaret eder. Râgıb el-İsfahânî'nin ifadesiyle Allah'ın insanlara iki elçisi vardır: içteki elçi akıl, dıştaki elçi peygamberdir; akıl olmasaydı din yaşayamaz, din olmasaydı akıl şaşkın kalırdı. Evrendeki düzen üzerinde düşünen kişi onu yaratan kudreti tanır, bu düzenin boşuna yaratılmadığını anlar ve bu hayattan sonra bir hesap günü bulunması gerektiği fikrine ulaşır.
Tefsire göre böyle düşünen kişinin sorumluluk duygusu artar; günahtan sakınır ve ahirette cehennem azabından korunmak için Allah'a sığınır. Duanın “Seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” sözüyle bitmesi bu durumu gösterir. Bu yakarış sonraki üç ayette devam eder (Âl-i İmrân 3/192-194).
Bu duada neler isteniyor?
- Allah’ın her işinin hikmetli olduğunu ve O’nun her eksiklikten uzak olduğunu söyleyerek O’nu yüceltmek
- Ateş azabından korunma
Diyanet’in Dualar kitabına göre Âl-i İmrân 191-194, akl-ı selim sahibi müminlerin duasıdır: önce Allah’ı yüceltir, sonra hem dünyaya hem ahirete yönelik isteklerde bulunurlar. Kitap, bu ayetleri okuyan müminin hem dua etmiş hem de Kur’an okumuş olacağını belirtir.
Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Tefsiri, c. 1, s. 738-741; Diyanet İşleri Başkanlığı, Dualar (2019), s. 389-390